Vardır. Borçlar Kanunu’nda bu durumun sınırları belirlenmiş ve kiracı lehine düzenlemelerle desteklenmiştir. Buna göre mülk sahibi kira sözleşmesini aşağıdaki durumlarda feshedebilir. Ama unutulmamalıdır ki, bu hallerde dava açması gerekir:
- Mülk sahibinin kişisel ihtiyacı varsa, konut veya işyerinin yeniden inşası, imar ve son olarak mülkün satılması halinde yeni malikin gereksinimi nedenlerine dayanılarak sözleşme dava yoluyla feshedilebilir.
- Ev sahibi evini, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut olarak kullanma zorunluluğunda ise sözleşmeyi feshedebilir. Ancak bunun için Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açması ve davaya dayanak olan iddialarını kanıtlaması gerekir. Yargıtay ev sahibinin ihtiyacını şu şekilde tarif etmektedir:
à “Ev sahibinin ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamaz. Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.”
- Ev sahibi gerçekte ihtiyacı olmamasına veya evde tadilat yapmayacak olmasına rağmen bu gerekçelerle kiracıdan evi boşaltmasını isteyebilir. Ancak bu tek başına evin tahliyesi için yeterli değildir. Kiracı bu durumda, ev sahibinden tahliye davası açmasını ve evi bizzat kullanmaya ihtiyacı olduğunu mahkeme önünde kanıtlamasını isteyebilir.